Bu Blogda Ara

Yükleniyor...

23 Nisan 2014 Çarşamba

İÇİMİZDEKİ ÖTEKİLER- KISA HİKAYE

                                             
    Eyüp iskelesinde bir banka oturmuş dalgın dalgın, denize inip çıkan martıları takip ediyordu. Bir ara yere doğru bakınca ayakkabılarının kenarlarının delindiğini fark etti.   En son ne zaman ayakkabılarını boyadığını hatırlamıyordu. Aldığında daha doğrusu bir esnaf karda kışta üşümesin diye verdiği zaman açık kahve rengindeydi. Şimdi ise boyamaya boyamaya rengi kaybolmuştu. Musa Efendi umursamaz bir tavırla eğilip ayakkabısının delik olan yerini eliyle yokladı. Sonra ayağından çıkarıp eline aldı, ayakkabının altına baktı. Çok şükür altı hala sağlamdı.  Birkaç ay daha kendisini idare ederdi.  Ayakkabıyı yere bırakıp tekrar ayağına giydi.
    Akşam olmuştu. İnsanalar işten çıkıp bir an önce evlerine gitmenin telaşıyla bir koşturmaca içindeydi. Etrafından gelip geçenler onu fark etmiyordu bile. Hayatta var mıydı, yok muydu, kimsenin umurunda değildi.
Bütün varlığı eski tarihi bir binanın yanında başını sokabileceği küçük tahta bir barakadan ibaretti.
Oturduğu banka sırtını dayayıp ellerini başının arkasına götürdü. Çok yorgun görünüyordu. Gözlerinin etrafı yılların acılarına dayanamamış şakaklarına doğru uzayıp giden kırış kırış çizgiler oluşmuştu. Siyah gözleri umutsuzca karşı kıyıdaki ışıklara takılmış, hedefe kilitlenmiş bir robot gibi öylesine bakıyordu. Dışardan sakin görünen bu siluetin beyninde ise fırtınalar kopuyordu. Kimdi, neydi, ne olacaktı? Böyle nasıl yaşayabiliyordu?
Paylaş

OTAKÇILAR LİSESİ 2013-2014 YILI 11 TÜRK EDEBİYATI 2.DÖNEM 2.YAZILI SORULARI VE CEVAP ANAHTARI



                              1.ŞİİR
Şimdi anlat bakayım neydi senin hastalığın?
-Nezle oldum sanırım, çünkü bu kış pek salgın.
Mehmet Ağanın evi akmış, onu aktarmak için
Dama çıktım, soğuk aldım, oluyor  on beş gün
Ne işin var damlarda a sersem desene
İhtiyarlık mı nedir, şaşkınım oğlum bu sene
Hadi aktarmayayım, kim getirir ekmeğimi
Oturup kör gibi namerde el açmak iyi mi?



                    2.ŞİİR
Akşam yine akşam, yine akşam
Bir sırma kemerdir suya baksam
Akşam, yine akşam, yine akşam
Göllerde bu dem, bir kamış olsam 



   
                        
                    3.ŞİİR
Uyu yavrum, yine şimsek çakıyor,
Şehit baban gelmiş bize bakıyor
Yarasından kızıl kanlar akıyor
Bu yarayı dur bağlayım ninni!
Sen ağlama ben ağlayım ninni!

1-      Yukarıdaki üç şiiri Milli Edebiyat Dönemi şiir anlayışlarından hangilerinde yazıldıklarını ve nereden anladığınızı açıklayınız.? ( 12 puan)
1.       Şiir manzum hikaye:bir olay anlatılmaktadır.4
2.       Şiir öz şiir:sanatlı, süslü ve imgeli anlatımı vardır.4
3.       Şiir milliyetçi şiir:milli duygular işlenmiştir.4
1a) 1.şiiri şekil yönünden inceleyiniz.10p
Nazım birimi:dize2
Ölçü:aruz2
k.örgüsü:aa,bb,cc…..2
konu:bir hastanın taşadıkları2
n.şekli:manzum hikaye2
   2- Yukarıdaki şiirler Ziya GÖKALP, Ahmet HAŞİM ve Mehmet Akif ERSOY’a aittir. Hangi şiir hangi sanatçının olabilir? Eşleştiriniz. (6 puan)
1.şiir:Mehmet akif Ersoy2
2.şiir:Ahmet Haşim2
3.şiir:Ziya gökalp2
Paylaş

OTAKÇILAR ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ 2013-2014 11.SINIF TÜRK EDEBİYATI 2.DÖNEM 2SINAV SORULARI



Bu topraklar ecdadımın ocağı;
Evim, köyüm hep bu yerin bucağı;
İşte vatan, işte Tanrı kucağı.
Ata yurdun, evlat bozmaz, giderim

Gün bitti. Ağaçta neş'e söndü.
Yaprak ateş oldu, kuş da yakut;
Yaprakla kuşun parıltısından
Havzun suyu erguvana döndü

Geçen akşam eve geldim.Dediler:
-Seyfi Baba
     Hastalanmış, yatıyormuş.
-Nesi varmış acaba?
-Bilmeyiz, oğlu haber verdi geçerken bu sabah.
-Keşki ben evde olaydım... Esef ettim, vah vah!



S.1)Yukarıdaki üç şiirin temsil ettikleri anlayış (saf şiir, milliyetçi şiir, manzum hikaye) bakımından hangi anlayışta yazıldıklarını  ve nedenini açıklayınız.5X3=15p

Soru 2- Yukarıdaki 1. şiirin uyaklarını, uyak düzenini, nazım birimini varsa rediflerini ve ölçüsünü
bularak gösteriniz.(5X2=10 p)

S.3) a.İslamcılık akımının temsilcilerinden üç isim yazınız. (6p)

        b. İslamcılık akımının amacı nedir?(4p)
Paylaş

OTAKÇILAR ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ 11 TÜRK EDEBİYATI 2.DÖNEM 2.YAZILI SINAVI SORULARI



1.ŞİİR
Şimdi anlat bakayım neydi senin hastalığın?
-Nezle oldum sanırım, çünkü bu kış pek salgın.
Mehmet Ağanın evi akmış, onu aktarmak için
Dama çıktım, soğuk aldım, oluyor  on beş gün
Ne işin var damlarda a sersem desene
İhtiyarlık mı nedir, şaşkınım oğlum bu sene
Hadi aktarmayayım, kim getirir ekmeğimi
Oturup kör gibi namerde el açmak iyi mi?



2.ŞİİR
Akşam yine akşam, yine akşam
Bir sırma kemerdir suya baksam
Akşam, yine akşam, yine akşam
Göllerde bu dem, bir kamış olsam 




                        
3.ŞİİR
Ben bir Türk'üm; dinim, cinsim uludur;
Sinem, özüm ateş ile doludur.
İnsan olan vatanının kuludur.
Türk evladı evde durmaz giderim.

1-      a. Yukarıdaki üç şiiri Milli Edebiyat Dönemi şiir anlayışlarından hangilerinde yazıldıklarını ve nereden anladığınızı açıklayınız? ( 15 puan)

b.)3.şiiri şekil yönünden inceleyiniz.( ölçü, kafiye, redif, nazım birimi, kafiye düzeni )10p
2-      Ahmet Haşim ile Yahya Kemal’in ortak üç özelliğini yazınız.6 p

3-Aşağıdaki boş bırakılan yerleri uygun biçimde tamamlayınız. (10 P.)
Paylaş

20 Nisan 2014 Pazar

2013-2014 9. Sınıf Dil ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları- EKOYAY- 1. CÜMLEDE ANLAMIN OLUŞUMU -BİLDİRDİKLERİ KİPLERE GÖRE CÜMLELER sayfa 123- 130


HAZIRLIK
·         Bu akşam üç tane evi ziyaret ediniz.
·         Aracınızı buraya park etmeyiniz. Bu cümleler emir ifade etmektedir.
* Çiçek ve şeritle süslenmiş bir araba evlilik veya sünnet düğünü olduğunu çağrıştırır. Çünkü bunlar toplumsal bir gelenek olmuştur.
* Her cümlede her kelime veya kelime grubunu kullanamayız. Kelimelerin bulunduğu yere göre değişik anlamlar kazandığını biliyoruz. Fakat her kelime her cümlede kullanılmaz. Anlam bakımından kelimelerin veya kelime gruplarının bir uyum içinde olması gerekir.
* Yüklemi  “tırmandı” olan cümlenin öznesi balina olamaz. Çünkü balina tırmanamaz.

1.      “Arkamda açık duran balkon kapısından hafif bir rüzgar giriyor, salona ıhlamur ve gül kokusu getiriyordu.” Cümlesini oluşturan sözcükleri incelersek her kelimenin anlam bakımından birbirini tamamladığını görürüz.  Sözcükler anlam ilişkilerine göre bir araya gelerek cümleleri oluştururlar.
2.      “Arkamda açık duran balkon kapısından hafif bir rüzgâr giriyor, salona ıhlamur ve gül kokusu getiriyordu.”
“Arkamda açık duran balkon kapısından hafif bir köpek giriyor, salona ıhlamur ve gül kokusu getiriyordu.” Cümlesinde özneyi değiştirdiğimiz zaman anlam bozuluyor.
Hafif,  köpek, balkon, girmek sözcükleri anlam olarak bir birini tamamlamıyor.
                     Bekçi: “Efendi, demiş, gece yarısı sokakta ne arıyorsun?”
Paylaş

19 Nisan 2014 Cumartesi

11. Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı - MİLLİ EDEBİYAT AKIMINDA ŞİİR

 Edebiyatımızda halkın anlayabileceği bir dille, halk için yazmak ilkesi Tanzimat döneminde Şinasi ile başla­mıştır, Şinasi'nin, daha çok düzyazı dili üzerinde dur­makla birlikte şiirlerinde de elinden geldiğince Türkçe sözcükler kullanmaya çaba gösterdiği görülür.Ziya Pa­şa ise şiirimizin halk diliyle ve hece ölçüsüyle yazılması gerektiğine dikkatleri çekmiştir. Ancak, sanat yapma kaygısının ağır basması bu girişimlerin sürdürülmesini engellemiştir. Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati dönemlerinde ise şiir dili konuşma dilinden iyice uzaklaşmış, aruz ölçüsü egemenliğini sürdürmüştür. Tanzimat'ta ortaya konulan, halk için yazma ilkesini ye­niden canlandıran halk içinden yetişmiş bir şair olarak Mehmet Emin Yurdakul olmuştur. Ancak Servet-i Fü­nun şiirinin tutunduğu, sevildiği sırada halkın anlayabileceği bir dille ve halk şiiri ölçüsüyle şiir yazmayı benimsetebilmesi oldukça güç bir iş olmakla birlikte bu güçlükten yılmayan Mehmet Emin, "Türkçe Şiirler" adlı kitabıyla edebiyatımızdaki yerini sağlamlaştırmış, konuşma Türkçesini ve hece ölçüsünü savunanlarca desteklenmiştir.
Paylaş

MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİNDE SAF(ÖZ)ŞİİR

Millî Edebiyat döneminin etkili olduğu yıllarda Yahya Kemal ve Ahmet Haşim başta olmak üzere saf (öz) şiir anlayışına uygun şiirler yazan sanatçılar vardır. Bunlar dönemin yaygın anlayışı olan hece vezniyle, yalın bir dille, devrin gerçeklerini, halkın sorunlarını dile getiren şiirler yazmak yerine, sanat değeri yüksek saf (öz) şiire yönelmişlerdir.
Bu iki şair, Yeni Lisancılar olarak bilenen şairlerden ayrı bir yol izler. Hece vezninin yaygın biçimde kullandığı bu dönemde onlar aruzla şiir yazmayı sürdürür. Ahmet Haşim’e göre şiir, nesre çevrilme olanağı bulunmayan nazımdır; şiir musiki ile söz arasında, sözden çok musikiye yakın, ortalama bir dildir. Fecr-i Âti topluluğundan gelen Ahmet Haşim, ”sanat için sanat” anlayışıyla şiirler yazar. Amacı saf ve güzel şiirler yazmaktır. Onun şiirleri, hiçbir şeyin aracı değildir.
Yahya Kemal ise şiirin, nesirden bambaşka bir nitelik­te, musikiden başka türlü bir musiki olduğu görüşün­dedir. Batı’da gördüğü “parnasizm” akımından etkilenmiş ve bu anlayışla, divan şiiri anlayışıyla modern şii­rin söyleyiş özelliklerini birleştirerek bir sentez oluşturmuştur. Sade dille ve yeni nazım biçimleriyle yazdığı şiirlerinde de yine biçim kusursuzluğuna, yapmacıksız ve sağlam bir anlatıma önem vermiştir.
Paylaş

Ödüllü Hikaye yarışmaları- 2014 tudem edebiyat ödülleri- Korku Öyküleri Yarışması

TUDEM  bu yıl 111. kez düzenlenen yarışmanın temasını “Korku Öyküleri” olarak belirledi. Yazılan öyküler daha önce olduğu gibi yine 12-14 yaş grubundaki çocuklara yönelik olacak. Çocuklar için güzel örnekler oluşturmak amacıyla yazılacak öykülerde, “Korku Öyküleri” temasıyla kurgular oluşturmak yarışmacıları oldukça zorlayacağa benziyor.
Son katılım tarihi:31 temmuz 2014
Yarışma ile ilgili bilgilere ve şartnameye aşağıdaki, linkten ulaşabilirsiniz.
                                 





                                        ÖDÜLLER
                 BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ              5.000     TL
                 İKİNCİLİK    ÖDÜLÜ             4.000      TL
                 ÜÇÜNCÜLÜK    ÖDÜLÜ       3.000      TL 
                 MANSİYON ÖDÜLÜ             1000        TL
Paylaş